Sendika Örgütlenme Biçimleri ve İdeolojik Açıdan Sendikalar

1.Sendika Kavramı
James Watt’ın 1763 yılında buharlı makineyi keşfetmesi, çalışma yaşamında, üretim biçimlerinde ve toplumsal yaşamda birçok önemli değişimler yaratmıştır. Sanayi devrimi öncesi atölyelerde birkaç kişi ile yapılan üretim, yerini yüzlerce işçinin çalıştığı fabrika üretimine bırakmıştır. Çalışma hayatı ile ilgili herhangi bir yasal düzenleme ve işçiler arasında bir örgütlenme olmaması nedeniyle, başta kadın ve çocuklar olmak üzere tüm işçiler oldukça zor şartlarda çalışıyorlardı. Sanayi devriminin İngiltere’de ortaya çıkmasının doğal bir sonucu olarak ilk sendikal örgütlenmeler de İngiltere’de görülmüştür.
Sanayi devrimi ile beraber sendikalar ortaya çıkmıştır. En yalın anlamı ile Sanayi Devrimi, zanaat ve basit aletlerle donatılmış tezgah ve atölye üretiminin yerine yeni buluşların oluşturduğu teknik ve makinelerle donatılmış fabrika üretiminin geçmesi, başka bir deyişle yeni enerji kaynağı buhar gücünün harekete geçirdiği makinenin insan, yel, su ve hayvan gibi öğelerden kaynaklanan doğal enerjinin yerini almasıdır (Talas, 1992:22).
İşçilerin kendi aralarında oluşturdukları çeşitli hak ve menfaatlerini korumak ve iyileştirmek amacıyla oluşturulan örgütlenmeye sendika denilmektedir.  Sendikaların, adil ve hakça gelir dağılımını sağlama; işsizlik, hastalık ve grev esnasında işçiye yardımda bulunmak, işçilerin işveren karşısında ezilmemesini sağlamak gibi birçok ekonomik ve sosyal işlevleri mevcuttur.
2.Örgütlenme Biçimleri
Sendikaların örgütlenme biçimleri üst ve taban örgütlenme biçimleri diye iki ana grupta incelemek mümkündür.
Üst örgütlenme, sendikaların işveren karşısında daha güçlü olma maksadıyla oluşturulmakta, bu şekilde işveren karşısında daha güçlü halde çıkılabilmektedir. Sendikalarla konfederasyonlar arasındaki iletişimi sağlayan üst örgütlenme modeline “birlik”;  mesleki farklılıkları dikkate almadan oluşturulan üt örgütlenmeye “genel sendikalar”; aynı işkolunda bulunan sendikaların oluşturduğu üst örgütlenme modeline “federasyon”; en üst sendikal örgütlenme olan ve genel olarak toplu sözleşme yapma yetkisi olmayan örgütlenme modeline de “konfederasyon” adı verilmektedir. 
Taban örgütlenme modelleri ise; sadece belirli bir meslek esas alarak oluşturulan “meslek sendikacılığı”; sadece bir coğrafi bölge veya yerleşim yerindeki işçilerin kurup üye olabildiği “bölge esasına göre sendikalaşma”; aynı işyerinde çalışan “işyeri sendikacılığı” ve mesleki farklılıkları dikkate almadan sadece aynı işkolunda ki tüm işçileri bir araya getiren sendikalaşma modeline de “işkolu sendikacılığı” adı verilmektedir.
3.İdeolojileri Bakımından Sendika Türleri
Sendikalar genel olarak, üç önemli felsefi akımdan etkilenmiştir. Bunlar;
-Doktriner Sendikacılık: Bu felsefeyi benimseyen sendikalar için temel amaç siyasal eylemdir. Sendikalar sınıf mücadelesinin bir aracı olarak görülmektedir. İşçilerin çıkarlarının gerçekleşebilmesi için mevcut düzenin yerine yeni bir toplum düzeninin kurulması doktriner sendikaların temel felsefesini oluşturmaktadır (Tokol,2000: 31).
Marx’in bilimsel sosyalizmine dayanmaktadır. Fransa ve İtalya’daki kimi sendikalar bu görüşü benimsemiş, ancak günümüzde bu görüşlerden arınmışlardır.
-Pragmatik (Faydacı, Meslek Sendikacılığı Hareketi) Sendikacılık: Esas amacı işçilerin ekonomik çıkarlarını korumak ve çalışma koşullarını iyileştirmek gibi klasik fonksiyonları esas almaktadır. Toplu iş sözleşmesi dışında, geniş kapsamlı toplumsal amaçlara ve siyasal örgütlenmeye ilgi göstermeyen bir sendikacılık hareketidir (Güven, 2009:75).
Bu felesefi yapıyı benimseyen sendikalar genellikle ABD’de görülmüştür.
-Reformist (Evrimci) Sendikacılık: Bu tür sendikacılık hareketi, sosyal sorunun çözümünde sosyal politika yaklaşımını benimsemekte ve siyasi radikalizmi reddetmektedir. Avrupa’daki işçi hareketlerinin daha önceki doktriner bir dönemden reformist bir döneme geçmesinde, burada gerçekleştirilen süratli endüstrileşmenin, hızla artan yaşam standartlarının, siyasi demokrasi uygulamalarının ve sosyal reformların önemli rolü olmuştur (Güven, 2009:74).
Bu modelde sendikalar, sistemi değiştirmek için çaba sarfetmemekte, hakça bir gelir dağılımını ve toplumsal refahı savunmaktadır.

Kaynakça:
TALAS, Cahit (1992), Türkiye’nin Açıklamalı Sosyal Politika Tarihi, 1. Baskı, Bilgi   Yayınevi, İstanbul
GÜVEN, Sami (2009), Sosyal Politikanın Temelleri, 4. Baskı, Ezgi Kitabevi Yayınları, Bursa
TOKOL, Aysen (2000), Sosyal Politika,2.Baskı, Vipaş A.Ş. Yayınları, Bursa